Daha saçma ne olabilir ki?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Beyin , beyin değil cadı kazanı.

Babaannemdeyim . Yaşasın ! Gerçi oldu bi 2-3 gün. Güzeldi. İlk gün kuzenler biraradaydık sonra. Akşam beraber dolaşmaya çıktık. Daha sonrasında beni babanneme bırakıp evlerine gittiler. Ertesi güüün hatırladığımca evdeydik babaannemle. Sonraki gün babaannemin anneanneme benzeyen komşusunun kardeşi vefat etmiş. Camide mevlid vardı. Ona gittik babaannemle. Sonra  dedemin kuzeninin annesi vefat etmiş onlara baş sağlığına gittik. Evin yolunu zor bulduk desem yeridir. O kadar yorucuyudu. 

Babaannemin evi zemin katta ve kendine ait küçük bir bahçesi var. Orada fasulye biber domates ...  yetiştiriyor. 
Apartmanın girişinin yanında bir çeyiz dükkanı var. Orada çalışan yüzü çoook tanıdık bi abla var. Onun oğluyla takıldık dün . Ya çocuk çok dikkatli ya da benim yaptığım hareketler çok göze batıyor. Örnek vereyim . Yolda giderken yanımda biri varsa ve onunla konuşuyorsam ona bakarak yürürüm. Çünkü insanlarla yolda giderken göz göze gelmekten hoşlanmıyorum.  Sanki bir şey varmış bende ve göze batıyormuşum gibi hissederim . Rahatsız olurum. Biliyorum dünya benim etrafımda dönmüyor. Bunu kendini çok önemli görme olarak algılamayın canııım okuyucular. Ben bu davranışımı zaman zaman biraz kapalı bir toplumda büyümeme bağlıyorum. Yaptığım bütün hareketlerime dikkat etmek zorundayım , Laf olur söz olur diye düşünerek geçti ergenliğim ve hala geçmekte. Küçük şehirde yaşamayı birazda bu yüzden sevmiyorum . Dedikoduya malzeme olma ve dedikodu yapma potansiyelin artıyor sanki küçük şehirlerde. Heeğ şimdi bazen düşünüyorum. Kişi kendinden bilir işi gibi mi oluyor acaba. Yani ben insanları çekiştiriyorum . Ve bu yüzden çekiştirilmekten mi korkuyorum. Ben çekiştirmem ki insanları . He olur da kendi içimde çekiştirirsem de tövbe çekerim. Bana ne ki  derim. Ya da sen önce kendine bak saçmalarkene diye kendime verip veriştiririm.  Öyle işte ben ne diycektim ya? Heh . Bu çocuk , benim konuşurken bir tek ona baktığımı fark etmiş. Niye bir tek bana bakıyorsun diye sordu. Ben de çünkü senle konuşuyorum diye geçiştirdim . Dediğim gibi ya yeni nesil çok cin ya da ben basbas bağırıyorum neysem ne yapıyorsam.
 Ufacık ekleme: çocuk 10 -12 yaşında. ':D 

12 yorum:

  1. :) hep yaz yaaaa yine şeker anlatmışsıın :)

    YanıtlaSil
  2. Üstteki yoruma denden işareti koymak istiyorum. :) Küçük şehirde yaşamaya özenen ben için çok önemli bir noktaya değinmişsin. Not aldım. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni mutlu ettiniz efenim :)
      Aslında birazda şehirdeki insanlarla alakalı. Yoksa küçük şehirlerin de güzel yanları var. Öncelikle fazla trafik derdi yok. Ben yaşadığım şehirde hemen hemen her yere yürüyerek gidebiliyorum. Tabi bu merkezde yaşadığım için de olabilir ':)
      Onun dışındaaa 80'ler de 90 'larda yaşanan ve ben ucundan kaçırdığım için bana şehir efsanesi gibi gelen güzel komşuluk ilişkileri de kurabilirsin. Yardıma ihtiyacın varsa benim yaşadığım yerde çok sıkıntı yaşamazsın. Ankara da mesela yoldan geçenlere bir yere nasıl gideceğimi sorduğumda duymazdan geldiler. Ya da duymamış da olabilirler öhm. Yani dedikodu evet var . Hep ben de denk geliyo olabilirim. Ama güzel yanları da var küçük şehirlerin. :D

      Sil
  3. İstanbul kadar kalabalık olmasa da Ankara'nın da var bir kalabalıklığı. Kalabalık sevmem. Şehir hiç sevmem. Küçük şehirler neden olmasın ama? Gerçi laf olur söz olur diye yaşamaktan nefret ederim. Ama küçük yerler bana daha samimi gelmiştir hep. Köyler de oldukça sakin oluyor. Bu yüzden ananemlere gitmeyi çok severim (pek gidemesem de).

    Roro-san sağ olsun seninle de karşılaşabildim. Arada uğrarım buralara. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalabalığı ben de çok sevmem ama Ankara farklı. Bilmem küçükken sürekli gidip geldiğimden mi ama yeri çok başka Ankara'nın bende :D.
      İstanbul'u ben sevemedim. Gerçi bir iki günümü orada geçirdim ama yetti . istanbul'dan Ankara 'ya döndükten sonra memlekete dönmüş gibi mutlu olduğumuzu hatırlıyorum :D .
      Köyler candır.Yeşilliği ile . Huzuru ile. Tabi her köy huzurlu mudur bilmem. Benim köyüm güzeldi sakindi. Belki de bizim yaşadığımız yerin köyün biraz dışında kalmasından da salin olabilir :D
      Vee hoşgeldiniz bu bloggerı mutlu ettiniz efendim :))

      Sil
  4. Daily life of Saçmalarkene(Grandma edition) :D Sevimli bir yazı olmuş, eline sağlık :)

    Çocuk ondan hoşlandığını mı sanmış? :D Muhattabına bakarak konuşmayı ben de yapıyorum ama ara ara bakışlarımı başka yere çeviriyorum yoksa sanki göz göze bakışıyormuş gibi hissettiriyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence çocuk ondan hoşlandığımı düşünmedi yani daha 10 yaşında falandır sanırım. Ondan bahsetmeyi unutmuşum. ':D arada başka yerlere de bakıyordum yola çiçeğe böceğe. ama çok bakmış olabilirim çocuğa :D

      Sil
  5. Bu arada yazmayı unutmuşum, yazını okurken dinlediğim şarkıyı da bırakayım dedim. Seversin bence sen de :))

    https://www.youtube.com/watch?v=IXt98su2uYY

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şarkı çok sevimli. Tnk yi severek dinliyörüz :) bi an 80 e kadar sayacak sandım yok artık dedim :D :D

      Sil
  6. Öyle oluyor, "kişi, kendinden bilir işi." İnsanın yaşadıkları ve yaşam ortamı şekillendiriyor insanı ve sürüp gidiyor işte aynen öyle; bir an geliyor ki değiştirme ihtiyacı hissetmeye başlıyor insan ve o zamandan sonra olanlar oluyor ve pişmiş tavuğun başına gelmiyor başa gelenler; bazen kimse duyup görmüyor başa gelenleri ve yalnızca insanın kendisi duyup görüyor. :)
    Hoşuma gitti yazınız. :)

    YanıtlaSil